Bahçeli: Türk ekonomisi şu anda sert bir kuşatma altındadır

Bahçeli’nin açıklaması şöyle:

“2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle 2020 Yılı Merkezi Idare Muhakkak Hesap Kanun Teklifinin Meclis Genel Komite görüşmelerine 6 Aralık 2021 Pazartesi günü başlanmıştır.

Bu kapsamdaki yasama çalışmaları nice engellemelere rağmen 12 günde tamamlanmıştır.

Böylelikle mezkûr kanun teklifleri Cumhur İttifakı’nın iradesiyle kabul edilerek kanunlaşmıştır.

Plan ve Bütçe Kurul aşaması da dahil almak üzere bütçe müzakerelerinin tüm etaplarında bozuk zihniyet siyasetinin, bozguncu zillet siyasetçilerin ortalığı karıştırmak için nasıl çırpındıkları ayan ifade ortaya çıkmıştır.

Herkes mayasına ve meşrebine uygun davranmıştır.

Maalesef TBMM’nde demokrasi ihlalleri, hukuk inkarları, hür istismarları, fikir ikilemleri, ahlak ilkesizlikleri kahredici seviyelerde yaşanmış, zillet ittifakı göre yaşatılmıştır.

Ölçü ve ayarlar adamakıllı kaçarak ulusal iradeye gölge düşürülmüştür.

Bu kapsamda almak üzere vuslatının 748’inci yıl dönümünde rahmetle andığımız Hz.Mevlana’nın dediği tıpkı şudur: “Gönül gözün dehlizidir. Gönüle ne gelirse oradan göze gelir ve şekillenir.”

Baktığını görmeyen, gördüğünü itiraf edemeyen, çarpıtmayı meslek edinen siyaset kofluğunun gönlü kara, gözü karanlıktır.

Özellikle dün akşam üç beş Komünist-Marksist kalıntının, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay konuşurken sergiledikleri nezaketsiz, edepsiz ve terbiyesiz muamele ve müdahaleler gerçekten katlanma taşını çatlatacak boyutlara ulaşmıştır.

Gazi Meclis’te böylelerinin olması dokunaklı bir ayıptır.

Ancak demokrasi adabını taşımaktan bihaber olan ilkel siyaset anlayışlarının yıkıcı ve yıkım edici tenkitleri ırk nezdinde değil hükmündedir.

Haklı ve meşru tenkit başka, sancılı ve erdemsiz söylev başkadır.

TBMM’nin mehabetine yapılan kesif saldırı fiilen aziz milletimize yapılmıştır. Ve kabulü imkansızdır.

Bütçe müzakereleri devlete hakaretin, millete hıyanetin fırsat kapısı görülemeyecek, buna da hiç kimsenin hakkı olamayacaktır.

Kalbi pırıl pırıl, tıpatıp dalgasız deniz gibi olan milletimin güzel insanlarına samimiyetle ve inançla hizmet vermek varken; vahşi, haşin ve incitici siyaset üslubunu benimsemek yanlıştır, dejenerasyon alametidir.

Bugün CHP Genel Başkanı Kayseri’de tekrar su kaynatmış, yeniden kayış koparmış, 2022 yılı bütçesinin yoksuldan alıp zengine kaynak aktaran bir bütçe olduğunu utanmadan zırvalamıştır.

İzan, irade, şeref ve insaftan mahrum bir siyasetçinin düşebileceği en fena durumlara bu şahıs düşmüştür.

Türkiye ekonomisi şimdi sert bir kuşatma altındadır.

Karşımızdaki tablonun hiçbir ekonomik temeli yoktur.

Rasyonel mülahazalarla cari gelişmelerin izahı yapılamayacaktır.

Ama yalan ve riya siyasetinin orkestra şefi Kılıçdaroğlu’na göre sandık gelirse döviz de inecektir.

Kaldı ancak fiyatların tırmanışı ekonominin teorik kalıplarına aykırıdır.

Döviz yükselirken borsanın düşmesi, diğer taraftan piyasalarda anormal oynaklıkların kısır döngü içinde büyüme sergilemesi Türk milletinin ve Türkiye’nin düşmanca bir senaryoya maruz kaldığına belirgin işarettir.

Geçmişte benzerlerine tanık olduğumuz operasyonların bir yenisi daha sahnelenmektedir.

Stokçular, karaborsacılar, fırsatçılar, hesaplı bylokçular, iç ve dış ihanetin azılı failleri devreye girmişler, millete ve devlete saldırı üstüne hamle planlayarak harekete geçmişlerdir.

Oyun büyük, oyun vahşi, oyun düşmancadır.

Türkiye spekülatif atakların hedefindedir.

Fiyat artışlarının içinde kim varsa, vatandaşlarımızın ekmeğine, sofrasına, cüzdanındaki paraya kimler doğrudan veya dolambaçlı musallat olmuşlarsa analarından doğduğuna pişman edilmelidir.

Anlık fiyat değişimleri, gün içinde tekrar tekrar fiyat etiketlerinde yapılan tadilatlar en ince detayına değin ele alınmalı ve bu vahim sorunun üstüne gidilmelidir.

Fiyatların yükselmesi, faiz-döviz kuru arasındaki ilişkiyle değil, vatana ve millete karşın idareli suikastla bağlantılıdır.

Türkiye’nin döviz piyasasıyla oynayan kimlerdir?

Vurguncular kimlerdir?

Yağmacıların merkezi ve milliyeti neresidir?

Bunların FETÖ’yle ve sömürgeci komployla bağı araştırılmakla birlikte fiyat ve stok bylokçuları da şimdi deşifre edilmelidir.

Çünkü mesele ulusal emniyet meselesi haline dönüşmüştür.

Ederi bir dolar olan alçakların dolar üzerindeki oyunlarına teslim olacak bir Türkiye asla yoktur.

Dik duruşumuzu bozmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

TÜSİAD ve işbirlikçi siyasetçiler karşı çıksa da yeni ekonomi programı başarılı olacaktır.

TÜSİAD’ın sorunlu açıklaması, Kılıçdaroğlu’nun TÜSİAD’la paslaşması, erken tercih dayatması, fiyat ve döviz kuru artışının siyasileştirilip istismar hattının kurulması kararlılıkla uğraş edilmesi gereken ve gürültüsüz kalınmasının fahiş sonuçlara neden olacağı menfur bir durumdur.

Ayrıca hayatları boyunca hep eleştiren, kara çalmaktan başka bir şey bilmeyen, lakin var olan sorunlara aleyhinde da sadra şifa tek bir çözüm getiremeyen müflis sol ve Marxsist iktisatçılar ahlaksızca afet tamtamları çalmaktadır.

Eşzamanlı olarak CHP Genel Başkanı ellerini ovuşturmaktadır, dili zehirli, siyaseti de zillettir.

“Bir taraftan kendilerine, ‘biz milliyetçiyiz’ diyorlar, bir taraftan da Türk Lirası’nın değerini pula döndürdüler.” diyen Kılıçdaroğlu bilhassa bilmelidir ancak, zihniyetinin bizim nezdimizde gavur puluyla beş kuruş değeri yoktur.

Türk lirası ulusal itibarımız, hesaplı istiklalimizin başlıca direğidir.

Kayseri’de milliyetçilik nutukları atan Kılıçdaroğlu’nun tek umudu idareli tetikçiler, terör örgütleri, zalimlerin kumpası, hainlerin eylemleri, Türkiye düşmanlarının projeleridir.

Ondan milliyetçi olamaz, olsa olsa emperyalizmin muhbiri, zulmün muhibbi olacaktır.

Türk milleti bu badireyi atlatacaktır.

Devletimize, hükümetimize güvenimiz tamdır.

Ekonomide uygulanan model ve programın her türlü iç ve dış provokasyonu etkisiz ışık halkası getirerek Türkiye’yi daha güçlenmiş, daha kalkınmış bir huzur seviyesine denge ve disiplinle ulaştıracağına sonuna kadar inandığımızı bilhassa paylaşıyorum.

Gerek 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun gerekse de 2020 Yılı Merkezi Idare Kesin Hesap Kanunun devletimize, milletimize, hükümetimize bahtı açık olması niyazım ve temennimdir.

2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun hazırlanmasında emeği geçen herkese samimi teşekkür ediyor, ahlaki ve demokratik ilkelerden kopmayan, taşıdıkları vekalet görevlerini bihakkın temsilci kıymetli milletvekili arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

Hayra karşı gelelim, ahirimiz ve akıbetimiz de hayır olsun inşallah.”

Yorum yapın